featured

Spor yazarlarından Göztepe-Galatasaray yorumu: Barış Alper-Icardi farkı!

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Trendyol Süper Lig’in 27. hafta erteleme maçında Göztepe evinde karşılaştığı lider Galatasaray’a 3-1 mağlup oldu.

İlgini Çekebilir

CEV Cup finali ikinci maçında Galatasaray, Chieri 76’yı 3-1 mağlup ederek şampiyon oldu.

Galatasaray 3 puanı 3 golle aldı

Lider sarı-kırmızılı takıma 3 puanı getiren golleri 5. dakikada Barış Alper Yılmaz, 19. dakikada kendi kalesine Allan Godoi ve 75. dakikada Mario Lemina kaydetti.

Göztepe’nin tek golünü ise 50. dakikada Juan Santos attı.

Spor yazarları, Galatasaray-Göztepe karşılaşmasını değerlendirdi:

Uğur Meleke: Barış-Icardi farkı

Göztepe her takım için ligin en zor deplasmanlarından biri. Belki de en zoru. 1,86 boy ortalamalı, genç, sert ve dayanıklı bir kadro. Üç sezondur ısrarla ve istikrarla aynı oyunu oynuyorlar. Geriden neredeyse hiç kısa pasla çıkmıyorlar, sürekli uzun vuruyorlar. Bu uzun topları ya Janderson’la indiriyor, ya da ikinci şans için merkezde kalabalıklaşıyorlar. Bazen tamamen fiziksel savaşa döndürüyorlar oyunu. Zaten o yüzden Avrupa kupaları kovalıyorlar, o yüzden ligin Galatasaray’la birlikte en az gol yiyen iki takımından biri konumundalar.

Okan Buruk’un dün böyle bir takıma karşı en uçta Icardi ile başlaması düşünülemezdi. Zaten dün Gürsel Aksel’de ilk 45’in 2-0 Galatasaray’ın lehine bitmesinin iki temel sebebinden biri santrfor seçimiydi.

Trabzon’da Icardi koca bir 45 dakikayı topla sadece beş kez buluşarak tamamlamıştı. Bunların ikisi santraydı. 5’le 37 arası tam 32 dakika topla hiç buluşmadı Icardi. 32 dakika eksik oynattı takımını. Dün en uçta başlayan Barış ilk devrede bir gol attı, altı kez de ikinci-üçüncü bölge arası top taşıdı. Takımını savunmadan hücuma geçirdi altı kez. Onun dışında Göztepe’nin sert stoperleri Heliton, Allan ve Taha ile savaşını da not etmek gerek.

Göztepe-Galatasaray

Dün Galatasaray’ın ilk devreyi 2-0 önde tamamlamasının bir diğer minör nedeni de bence Göztepe’nin taçlarıydı. Her taçta oyun lüzumundan çok fazla duruyor. Akışkanlık kayboluyor. Janderson her iki tarafa da gidiyor, topu siliyor. En az 30 saniye bekleniyor bu seremonide. O taçların dönüşünde de iki kez geçiş fırsatı verdi Göztepe. Birini Asprilla, birini Sane değerlendiremedi.

Maçın ikinci yarısıyla beraber 45- 75 arası rüzgâr tamamen Göztepe lehine döndü. Juan’la bir gol buldu, Cherni ve Janderson’la iki net kaçırdı ev sahibi. Ancak normalde hava hakimiyetiyle tanıdığımız Göztepe, Galatasaray’dan iki uzun mesafeli kenar ortasından iki kafa golü yiyerek kaybetti maçı. Bu noktada da Bokele’nin eksikliğinin hissedildiğini söylemek mümkün sanırım. (Hürriyet)

Güntekin Onay: Galatasaray’a iyi başlangıç yetti!

Okan Buruk, Trabzonspor yenilgisinin ardından Göztepe maçında 6 farklı oyuncuya yer verdi. Böylesine zor bir deplasmanda her ne kadar radikal ve riskli tercihler gibi görünse de kanımca Okan Buruk doğru karar verdi. Çünkü Trabzon deplasmanında Galatasaray, ligde sezonun en kötü oyunlarından birini oynamıştı ve benzer bir 11 ile sahaya çıkmak sarı-kırmızılılar açısından anlamsız olurdu.

Kabul etmek gerekir ki bu ligde Göztepe’ye karşı oynamak kolay değil. Etkili pres yapamazsınız çünkü savunmadan hep uzun topla çıkıyorlar. Böyle bir ekibe karşı erken öne geçmek Galatasaray açısından değerliydi. Nitekim Göztepe’nin stratejisi 5’inci dakikada gelen golle çöktü. Dün ilk 11’de başlayan Sane ve İlkay etkili bir 45 dakika oynadılar. Özellikle Sane’nin bu tip maçlar için ne kadar önemli ve skor değiştirmeye yönelik bir koz olduğunu bir kez daha gördük. Maça şık bir kafa golüyle başlayan Barış da özellikle ilk yarıda çok istekli ve hareketliydi.

İkinci yarıda oyundan düşen Galatasaray orta sahası oyunun kontrolünü Göztepe’ye kaptırdı ve 2-1’e gelen skorun ardından İzmir temsilcisi baskıyı giderek yoğunlaştırsa da beraberlik golüne ulaşamadı. Dün zirve yarışı açısından çok kritik bir maçı kazanan Galatasaray, hata yapmadı. Bunu da ilk 20 dakikada bulduğu gollere ve maçın başındaki yüksek konsantrasyona borçlu. Göztepe’ye gelince… İkinci yarı ne kadar agresif ve baskılı bir futbol oynadıysalar da ilk devre hemen hemen hiç sahada yoklardı. (Hürriyet)

Osman Şenher: Galatasaray istediğini aldı

Süper Lig’de kolay maç yok. İster deplasmanda ister kendi sahanda oyna hiçbir şey değişmiyor. Dün gece 20. dakikada 2-0 öne geçiyorsun, çok büyük bir avantaj sağlıyorsun, daha sonra topu kendi yarı sahanda al gülüm ver gülüm yapıyorsun.

İkinci yarıya tam hayal kırıklığı ile başlıyorsun. Göztepe gol buluyor, daha sonra da iki tane topun birini Uğurcan kurtarıyor, diğeri direğin dibinden dışarı çıkıyor. Olmaz! Galatasaraylı futbolcular oyunun içinde bu kadar maceraya giremez. Lemina’nın sürpriz üçüncü golü olmasaydı, sarı-kırmızılılar daha da büyük sıkıntı yaşardı.

Abdülkerim olmayınca, Singo ile Sanchez arasında müthiş bir uyumsuzluk yaşandı. Singo’nun hatası az kalsın gol oluyordu. Sane’nin hatası da gol olmak üzereydi. Bir de Sallai’nin hatası var ki; o da net bir gol pozisyonuydu.

Daha büyük sorun, rakip takımın kenar ortalarına veya korner atışlarına, Galatasaray’ın defansı ve orta sahası müdahale edemiyor. Geçen hafta Trabzonspor karşısında iki gol yendi, dün gece İzmir’de de aynı şekilde gol oldu. Lig bitiyor, dört puan avantaj var ama daha takım şampiyon olmadı. Zor maçlar var.

İlkay sahada kaldığı sürece hem gol attı hem de faydalı işler yaptı. Leroy Sane ilk golün ortasını yaptı ama daha sonra oyun içinde öyle toplar kaybetti ki, hiç yakışmadı. Asprilla evet koşuyor, rakibe baskı yapıyor ama topu kullanamıyor. Sallai iki çok net golü kaçırdı. Evet koşuyor, rakibe baskı yapıyor ama önde oynuyorsan bu pozisyonları da gol yapacaksın.

Sacha Boey ilk yarı çok iyiydi, ikinci yarı o da rakibini çok kaçırdı. Yani bilemiyorum; Galatasaray 3 gol attı, taraftar sevindi, ne var ki oynadığı futbol tatmin edici değildi. (Milliyet)

Göztepe-Galatasaray

Halil Özer: Kaymaklı Şöbiyet

Ne Galatasaray bir daha bu kadar kötü oynamasına rağmen bu kadar şanslı bir şekilde maç kazanabilir, ne Göztepe bir daha böyle bir Galatasaray bulabilir.

Tabii ligin böyle bir döneminde oynanan oyunun çok da önemi yok. Sonuç önemli. Yani bu kritik virajda Galatasaray üç puanı almasını bildi.

Maçın ilk yarısı sahada inanılmaz bir şekilde kötü olan Göztepe’yi hayretlerle izledik. Eğer bu kadar kötü oynarsan karşındaki takım Galatasaray olunca sonuçta golü de bir şekilde yersin. Önce Sane’nin asistinde Barış’ın rahat kafası, ardından İlkay’ın rakibe çarpıp filelere giden enteresan golü neredeyse maçın sonucunu ilk yarıda ilan etti.

Galatasaray bu yarıda farkı daha da açabilirdi. Ancak Osimhen’in yokluğu, İcardi’nin kulübede oluşu nedeniyle son vuruşlarda sıkıntı olunca farkı açamadı. Ancak şunu belirtmek gerekir. Sanchez’in yanında oynayan Singo’nun olağanüstü kötü oynamasını Göztepe hiçbir şekilde değerlendiremedi. Yani ben anlamadım. Bu adam sağ bekte de kötü stoperde de.

İkinci yarıda Göztepe biraz toparladı. Bu bile Galatasaray’ın bir anda panik yapmasına neden oldu. Üstelik golü de atınca Göztepe’nin özgüveni geri geldi. 4 net gol pozisyonu yakaladı. Üstelik bu pozisyonlar öyle zor vuruşlar da gerektirmiyordu. Hele bir tanesinde boş kaleye topu gönderemediler. Ama iki topu da yine Uğurcan’ın kurtardığını unutmayalım.

Galatasaray ancak 70. dakikadan sonra oyunu toparlayabildi. Duran toptan Lemina’nın golü gelince maç orada bitti.

Tamam üç puan önemli ama Galatasaray’ın bu kötü oyunu ne kadar normal karşılanabilir bilemiyorum. O yüzden Trabzonspor yenilgisine hiç şaşırmamak lazım. Şu halde bu galibiyet kaymaklı şöbiyet oldu.

Göztepe içinse rezalet kelimesini kullanmak sanıyorum ağır olmaz. (Milliyet)

Serkan Akcan: Büyük hediye

Okan Buruk, Trabzon yenilgisinden sonra İzmir’de kadrosuna büyük bir neşter vurarak Göztepe’nin analizlerini boşa çıkarmayı hedefledi. Icardi’den Torreira’ya kadar, kendi nazarında belirgin bir imtiyaza sahip olduğu düşünülen birçok futbolcusunu yedek bırakan Okan hoca Barış Alper’i santrforda Asprilla’yı da onun arkasında konumlandırdı.

Göztepe gibi dirençli bir takıma karşı elindeki en atlet kadroyu sahaya atmak ilk yarıda fazlasıyla işe yaradı. Özellikle Barış Alper’in santrforluğu Icardi ile kıyaslandığında ortaya büyük bir enerji fazlası çıktı. Üstüne bir de duran topta kafa golü atınca Barış maçın kilidini henüz maçın başında açmış oldu.

Göztepe, ilk yarıda ön alan baskısı yapmak yerine daha merkezde bekleyip orta sahada kazanacağı toplar üzerine kurguladı oyunu. Bu Galatasaray’ın hem topu hem oyunu kontrol etmesine yardımcı oldu. Soyunma odasına 2-0 geride giren Stoilov hoca ikinci yarıya başlarken baskı merkezini öne taşıdı, Sanchez-Singo ikilisine kadar uzattı, sağ kenarda Arda Okan ile hem Sallai hem Eren’i bitirdi. Bu sayede 45 ile 60 arasında fırtına gibi bir 15 dakika oynadı Stoilov’un futbolcuları. 1 gol buldular, iki tane çok net kaçırdılar, Sane’den Asprilla’ya kadar kimseye top aldırmadılar. Bu baskıyı kırmak için Okan Buruk Sara ve Jakobs hamlesini yaptı. Aslında bu müdahaleler Göztepe’nin baskısını kırmadı, Galatasaray yine pasla çıkamadı, yine kalesinde pozisyon vermeyi sürdürdü. Ama bir şekilde gol yememeyi başardı. Lemina’nın kornerde neredeyse zıplamadan attığı kafa golü ise Okan Buruk’a en büyük hediyeydi. Böylesi zor bir deplasmanda ikinci yarıda bu kadar kötü oynayıp oyunun kontrolünü kaybetmişken maçın fişini çeken golü bulmak büyük bir hediyeydi hem de. (Fanatik)

Göztepe-Galatasaray

Tunç Kayacı: Tek devre yetmez

Trabzon’dan eli boş dönen Galatasaray İzmir’e oldukça gergin gitmişti. Maç öncesi Okan Buruk’un kadro tercihi çok merak edilirken yaşanacak puan kaybının Galatasaray’ı iyice strese sokması kaçınılmazdı. Nitekim sahaya çıkan 11’e bakınca Trabzonspor yenilgisinin faturasının kimlere kesildiği kulübeden çok belliydi. Süper Lig’in en az gol yiyen iki takımın maçı beklenildiği gibi başlamadı.

Galatasaray Barış Alper’in kafa golü ile öne geçtikten sonra ilk yarıda oyun hakimiyetini devre bitene kadar sürdürdü. Tabii ki erken gelen gol konuk ekip üzerindeki gerginliği atınca üst üste net pozisyonlar bulan Galatasaray İlkay ile 2-0’a maçı getirdi ve soyunma odasına rahat gitti. Kısaca kadro değişikliği ve şans bulan futbolcuların sahadaki oyun disiplini Göztepe gibi kompakt özellikteki bir takım karşısında zorlanmadıklarını gördük. Özellikle cezası biten Sane’nin isteği ve klasına yakışan nefis pasları ilk yarıya damgasını vurduğunu söylemek abartılı bir yorum olmaz derim…

İkinci yarı Galatasaray adına çok da iyi başlamadı. Göztepe’nin presi karşısında sahasından çıkamayan konuk ekip 49’da kalesinde golü görünce oldukça gerildi. Pas yapan takım yerine uzun toplarla savunan ve panik yapan bir Galatasaray vardı sahada. Göztepe’nin baskılı oyunu her an beraberlik golünü getirebilirdi ancak forvetler beceriksizce önemli pozisyonları harcadı. 70’ten sonra oyunda dengeyi kuran Okan Buruk’un öğrencileri Lemina’nın kornerden gelen topa kafa ile attğı golle rahat bir nefes aldı. Özetle dün gece Gürsel Aksel’de iyi oyundan daha çok 3 puanın daha önemli olduğu bir maç oynadı Galatasaray ve olası bir krizden şimdilik aldığı galibiyetle kurtuldu. Ancak ligin sonuna yaklaşırken tek devrelik futbolun yetmeyeceğini bilmeli Galatasaraylı futbolcular benden söylemesi. (Fanatik)

Spor yazarlarından Göztepe-Galatasaray yorumu: Barış Alper-Icardi farkı!